Hikayemiz

Türk-Altay mitolojisinde; insanın rüyada seyahat eden ruhunu temsil eden Yula, Elif Yemenici’nin annelik serüveni boyunca hep yanı başındaydı.

  Sanatçı uykusuz geceler boyunca, hayalle gerçeğin birbirine karıştığı o ince çizgide Yula’nın sesine kulak verdi.

Yarım kalan düşler, sisli gerçekler, bilinç ile bilinçaltının dans ettiği eskizler…

Yolculuk böyle başladı.

 

Journey of Yula; özgürlük hissini teninde taşımak isteyen, kalıpları reddeden ve kendi masalının biricik kahramanı olmayı seçenlerin ruhunu yansıtmak için ipekte suret buldu.

Nefes alan cilde dost malzemelerle boyandı. Her biri tek tek özenle elde dikildi. İğnenin ve boyanın dokunduğu nokta kadar iz ve hikaye giyindi. Sürdürülebilir, zamansız ve nesilden nesile miras kalabilecek nitelikte, sınırlı sayıda üretildi.

Her parça, benzersiz öyküsüyle onu üzerinde taşıyana ilham verir. Aceleci yaşamların sıradanlığına meydan okuyanlar için bir rüya kapısı aralar.

Çünkü her gerçek, bir hayalin ısrarından doğar.